
Die Schuldfrage bei Verkehrsunfällen ist ein spezialisierter Prozess, der darauf abzielt, den Grad der Verantwortung der beteiligten Parteien durch die Analyse der technischen, rechtlichen und wissenschaftlichen Aspekte des Vorfalls zu ermitteln. Diese Feststellungen, die anhand von Daten wie Geschwindigkeitsanalysen, Bremsspuren, Tatortskizzen, Kameraaufnahmen und Expertenberichten getroffen werden, sind entscheidend für Strafverfolgung, Versicherungsprozesse und Schadensersatzansprüche. Auf unserer Website erfahren Sie mehr über Verkehrsforensik und profitieren von unseren Beratungs- und Berichtsleistungen.
Ölümlü trafik kazasında “kusur tespiti” hem ceza soruşturması/kovuşturması (taksirle öldürme) hem de tazminat (hukuk) süreçleri bakımından belirleyici bir unsurdur. Türkiye’de bu tespit; olay yeri delilleri, ihlal edilen trafik kuralları, bilirkişi/Adli Tıp raporları, kamera kayıtları, tanık beyanları gibi veriler üzerinden yapılır.
Aşağıdaki mevzuat hükümleri ve uygulama esasları çerçeveyi oluşturur:
1) Ceza hukuku yönü: Taksir – Taksirle öldürme (TCK)
TÜRK CEZA KANUNU – Madde 22 (Taksir)
(1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.
(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
TÜRK CEZA KANUNU – Madde 85 (Taksirle öldürme)
(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ne Anlama Gelir?
Ceza dosyasında kusur tespiti; sürücünün (ve bazen yayanın/diğer sürücünün) dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığını ve bu aykırılığın ölüm neticesiyle illiyet bağını ortaya koymak için yapılır. Kusurun ağırlığı (basit taksir/bilinçli taksir) ceza miktarını etkiler.
KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU – Madde 84 (Trafik kazalarında asli kusur sayılan haller)
Araç sürücüleri trafik kazalarında;
a) Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme,
b) Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme,
c) İkiden fazla şeritli taşıt yollarında, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme,
d) Arkadan çarpma,
e) Geçme yasağı olan yerlerde geçme,
f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma,
g) Şeride tecavüz etme,
h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama,
i) Kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymama,
j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama,
k) Yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama,
l) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma,
Hallerinde asli kusurlu sayılırlar. Ancak, kazada bu hareketlerden herhangi biri, kazaya karışan araç sürücülerinden birden fazlası tarafından yapılmış veya kaza bu hareketler dışında kurallarla, yasaklamalara, kısıtlamalara ve talimatlara uyulmaması nedenlerinden doğmuşsa, karayolunu kullananlar için kusur oranı yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.
Bu madde pratikte şunu sağlar: Bilirkişi kusur analizinde, çoğu olayda önce hangi ihlalin yapıldığını (örn. şerit ihlali, geçiş önceliğine uymama, arkadan çarpma) saptar; sonra kazanın oluşuna etkisine göre kusuru oranlar.
KARAYOLLARI TRAFİK YÖNETMELİĞİ – Madde 157 (Asli kusur halleri ve kusurun tespiti)
a) Asli kusur sayılan haller ... Yukarıda sayılan hal ve hareketlerde bulunan sürücüler asli (esas) kusurlu sayılırlar.
...
b) Sürücü kusurlarının tespiti
Adli mevzuat ve yargılama hükümleri saklı kalmak üzere, trafik kazalarına karışanların kusur durumları; 2918 sayılı Kanun ve bu Yönetmelikte belirtilen kurallar, şartlar, hak ve yükümlülükler ile asli kusur sayılan haller dikkate alınarak belirlenir. Kaza mahallinde yapılan incelemeler sonunda tespit edilen iz ve delillere ilave olarak kazaya karışanların olay hakkındaki ifadeleri ile varsa tanık ifadeleri de kusur durumunun tespitinde dikkate alınır.
3) Kaza tespit tutanağı “kusur oranı” yazmaz; ihlali yazar (uygulamada kritik nokta)
Ölümlü/yaralanmalı kazalarda kollukça düzenlenen tutanak, çoğu zaman “ilk temel belgedir”; ancak yönetmelik gereği oranlama yapmaksızın kural ihlalini belirtme yaklaşımı vardır:
KARAYOLLARI TRAFİK YÖNETMELİĞİ – Madde 156/3 (Tutanakta kusur oranı belirtilmemesi)
Tutanak düzenleyenler, tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtirler.
Bu nedenle “kusur oranı” çoğunlukla:
-
Ceza dosyasında (bilirkişi/ATK raporları,uzman mütalaası ile),
-
Hukuk/tazminat dosyasında (bilirkişi/ATK/üniversite heyeti raporları ve uzman mütalaası ile) netleşir.
4) Tazminat (hukuk) yönü: Bedensel zarar kalemleri (TBK)
Ölümlü kazalarda destekten yoksun kalma/diğer zararlar hesaplanırken kusur, tazminat miktarını etkiler.
TÜRK BORÇLAR KANUNU – Madde 54 (Bedensel zarar)
Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
-
Tedavi giderleri.
-
Kazanç kaybı.
-
Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
-
Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
Not: Ölümlü olaylarda ayrıca “destekten yoksun kalma” ve manevi tazminat gibi kalemler gündeme gelir; kusur oranı bu hesaplamalarda belirleyicidir.
Ölümlü Trafik Kazasında Kusur Tespiti Nasıl Yapılır? (Adım adım)
Aşağıdaki ayrım uygulamada çok önemlidir:
A) Olay yerinde “ilk tespit” (kolluk – tutanak)
-
Olay yeri incelemesi: fren izi, çarpma noktası, araçların son konumu, yol çizgileri/şeritler, görüş mesafesi, aydınlatma, trafik işaretleri, hava-yol durumu.
-
Kroki ve fotoğraf: doğru kroki ve ölçümler, kusur analizinin omurgasıdır.
-
Kaza tespit tutanağı: Ölümlü kazada genellikle “Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” düzenlenir.
-
Tanık/şüpheli ifadeleri: olay anlatımı alınır.
-
Alkol-uyuşturucu, hız, telefon kullanımı gibi unsurlar toplanır (varsa).
Bu aşama “kusur oranı” vermekten ziyade, kusura etki edecek ham verileri toplar.
B) Soruşturma/kovuşturma aşamasında kusur (bilirkişi / ATK)
Ölümlü kazalarda kusur genellikle:
-
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi
-
veya mahkemenin görevlendirdiği uzman bilirkişi heyeti (üniversite/teknik bilirkişi) tarafından raporlanır.
Bilirkişi raporu tipik olarak şunları cevaplar:
-
Her sürücü/yaya hangi trafik kuralını ihlal etti?
-
Bu ihlal kazanın oluşumunda etken mi?
-
Kazanın “önlenebilirliği” var mı, kaçınılmazlık var mı?
-
Ölüm neticesiyle ihlal arasında illiyet bağı var mı?
-
Kusur oranları (örn. %100 – %0, %70 – %30 gibi)
C) Ceza dosyasındaki kusur ile hukuk dosyasındaki kusur her zaman birebir aynı olmak zorunda mı?
Uygulamada çoğu dosyada ceza dosyası kusur tespitine ciddi şekilde dayanılır; ancak hukuk hakimi gerektiğinde yeniden bilirkişi alarak farklı bir teknik değerlendirme de yaptırabilir. İçtihatlarda “ceza dosyasındaki maddi vakanın ve kusur belirlemesinin araştırılması, çelişki varsa giderilmesi” gerektiği vurgulanır.
Bu yaklaşım, aşağıdaki kararda açıkça görülür:
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ E. 2022/454 K. 2023/886
Dosya kapsamından davanın ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası olduğu anlaşılmakla olaya ilişkin savcılık soruşturmasına dair dosya muhteviyatı ve var ise açılan ceza mahkemesi dosyası numarası tespit edilerek anılan dosyaların mümkünse fiziken, değil ise UYAP sistemi üzerinden eksiksiz temini suretiyle dava konusu kazanın meydana gelmesinde kazanın taraflarının kusur oranları konusundaki soruşturma makamı /ceza mahkemesinin kabulü gözetilerek, ceza yargılamasındaki kusur belirlemesi ile mahkemece esas alınan kusur belirlemesinin çelişmesi halinde ...’nden çelişkiyi de giderecek şekilde kusur raporu alınmasıyla oluşacak sonuca göre ,gerektiğinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle karar verilmesi gerekirken ...
Bu kararın pratik sonucu:
-
Tazminat davasında (Asliye Ticaret/Asliye Hukuk) kusur tartışmalıysa ceza dosyası mutlaka celbedilir.
-
Ceza dosyası raporları ile hukuk dosyası raporu çelişirse, mahkeme çelişkiyi giderecek ek rapor/kurul raporu almalıdır.
Kusur Tespitinde En Sık İncelenen Teknik Başlıklar
Ölümlü kazalarda kusur analizi “sadece kural ihlali listesi” değildir; genelde aşağıdakiler birlikte değerlendirilir:
-
Hız: Limit aşımı kadar, “şartlara göre hız” (yol, hava, görüş).
-
Şerit ihlali / şeride tecavüz: karşı şeride geçme, hatalı sollama.
-
Geçiş önceliği ve kavşak: kırmızı ışık, kavşakta öncelik, tali yol–ana yol.
-
Takip mesafesi / arkadan çarpma: çoğu olayda asli kusur tartışması çıkar.
-
Manevra hatası: dönüş, geri manevra, U dönüşü, kontrolsüz şerit değişimi.
-
Yaya davranışı: yayanın aniden yola çıkması, geçiş kuralları, yaya geçidi.
-
Araç teknik arıza/bakım: fren, lastik, aydınlatma; “kazayı etkileyen arıza var mı?”
-
Yol kusuru / aydınlatma / levha: idare kusuru iddiası varsa ayrıca değerlendirilir.
-
Kamera kayıtları ve dijital veriler: KGYS/MOBESE, araç kamerası, event data (varsa).
Kusur Raporuna İtiraz / Kusur Tespitini Değiştirme İmkanları
Ölümlü kazalarda kusur raporuna itiraz etmek mümkündür ve çoğu dosyada yapılır. Tipik itiraz stratejileri:
-
Delil eksikliği (kamera kaydı toplanmadı, ölçü alınmadı, kroki hatalı).
-
Varsayıma dayalı hız/mesafe hesabı (ölçüm yokken hız takdiri).
-
Çelişkili raporlar (polis raporu – ATK raporu – üniversite raporu farklı).
-
İhlal tespiti doğru ama illiyet bağı yanlış (kural ihlali var fakat kazayı doğuran asıl etken başka).
-
Kaçınılmazlık / mücbir sebep iddiası (nadiren kabul görür; teknik olarak çok sıkı ispat gerekir).
Uygulamada mahkemeler, itirazı ciddi bulursa:
-
aynı bilirkişiden ek rapor,
-
farklı uzmanlardan yeni rapor,
-
özellikle ölümlü dosyalarda sıkça ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu alabilir.
Ceza ve Tazminat Dosyalarında “Kusur Oranı” Neden Hayati?
1) Ceza dosyasında
-
Kusurun derecesi (taksir/bilinçli taksir) ve ihlalin ağırlığı cezayı etkiler (TCK 22-85).
2) Tazminat dosyasında
-
Destekten yoksun kalma ve diğer hesaplarda kusur indirimi tartışmaları çıkar.
-
Birden fazla sorumlu varsa müteselsil sorumluluk ve iç ilişki paylaştırması gündeme gelir (KTK sistematiğinde bu tür davalar çok sık görülür).
İçtihatlarda da tazminat davalarında kusur raporu, ceza dosyası ve ATK raporlarının birlikte ele alındığı açıkça görülür. Örneğin çeşitli ticaret mahkemesi kararlarında “ceza dosyası celbi, ATK kusur raporu, aktüer rapor” üçlüsü standarttır.
Trafik kazası kusur tespitinde “uzman mütalaası” (uzman görüşü) nedir, ne işe yarar?
“Trafik kazasında kusur tespiti” teknik bir alan olduğu için dosyada çoğu zaman bilirkişi raporu (hatta ölümlü/yaralanmalı olaylarda ATK Trafik İhtisas raporu) bulunur. Buna ek olarak taraflar, kendi seçtikleri bir uzmandan uzman mütalaası/uzman görüşü alıp dosyaya sunabilirler.
Bu mütalaa;
-
bilirkişi raporunu eleştirmek,
-
eksik incelemeleri işaretlemek,
-
alternatif teknik senaryoyu delil ve hesapla ortaya koymak,
-
mahkemeyi ek rapor / yeni bilirkişi / ATK yönünde ikna etmek,
-
ceza ve hukuk dosyaları arasındaki kusur çelişkisini giderecek soruları formüle etmek
için pratikte çok güçlü bir araçtır.
Uygulamada özellikle trafik kazalarında:
-
ceza dosyası ile hukuk dosyasındaki kusur raporları çelişiyorsa,
-
rapor gerekçesiz/denetime kapalıysa,
-
taraflar somut itirazlar sunmuşsa,
mahkemeler “çelişkiyi giderecek” şekilde yeni rapor alma eğilimindedir.
Uzman mütalaasının rolü: Bu tür bir “çelişki var, giderilmeli” noktasını teknik gerekçelerle kurup mahkemeyi/istinafı bu yola sevk etmek.
Sonuç / Özet
-
Uzman mütalaası (uzman görüşü), trafik kazalarında kusur tartışmasını teknik olarak görünür ve denetlenebilir hale getirmek için kullanılan güçlü bir taraf raporudur.
-
HMK 293 (hukuk) ve CMK 67/6 (ceza) uyarınca taraflar uzmanından bilimsel mütalaa alıp dosyaya sunabilir; hatta hukukta uzman duruşmada dinletilebilir.
-
Uzman mütalaası bilirkişi raporunun yerine geçmez, fakat özellikle eksik/çelişkili kusur raporlarında mahkemeyi ek rapor, yeni bilirkişi veya ATK Trafik İhtisas incelemesine yönlendirmede çok etkilidir.
-
En kritik nokta: Mütalaa, “kanaat” değil; delil listesi + teknik analiz + metodoloji + rapor eleştirisi üzerine kurulmalıdır.
Soru Cevap:
1-)Dosyam ceza dosyası; mevcut bilirkişi kusur raporuna karşı CMK 67/6’ya dayalı uzman mütalaası nasıl sunulur
-Mevcut bilirkişi raporuna karşı CMK m. 67/6 uyarınca uzman mütalaası sunmak için, öncelikle raporun teknik eksikliklerini veya hatalı analizlerini tespit eden uzman görüşünü yazılı olarak hazırlatmalı ve bu raporu "uzman mütalaası" başlığıyla, davanın görüldüğü mahkemeye sunulmak üzere bir dilekçe ekinde dosyaya ibraz etmelisiniz. Dilekçenizde, söz konusu mütalaanın dosyadaki teknik çelişkileri aydınlatmak ve mahkemenin kanaatini güçlendirmek amacıyla dosyaya sunulduğunu açıkça belirtmeli; gerekirse mütalaayı hazırlayan uzmanın CMK m. 67/6 uyarınca duruşmada dinlenmesini de talep ederek uzman görüşünün yargılamanın bir parçası haline gelmesini sağlamalısınız.
2-)Dosyam tazminat davası; HMK 293’e göre uzmanı duruşmada dinletebilir miyim?
-
Evet, HMK 293. madde kapsamında uzmanı duruşmada dinletebilirsiniz. Kanunun ikinci fıkrası, hakimin talep üzerine veya re'sen, kendisinden rapor alınan uzman kişinin duruşmaya çağrılarak dinlenmesine karar verebileceğini açıkça düzenlemektedir.
Bu hakkı kullanmak için, uzman mütalaasını mahkemeye sunduğunuz dilekçenizde veya ayrı bir talep dilekçesinde, "HMK 293/2 uyarınca hazırlanan mütalaanın içeriğine dair sorularımızı yanıtlaması ve teknik açıklamalar yapması için uzmanımızın duruşmada dinlenilmesini" talep etmeniz yeterlidir. Hakim bu talebi uygun gördüğünde, uzmanınız belirlenen duruşma gününde mahkeme huzurunda hazır bulunarak teknik görüşünü açıklayabilir ve hakim ile tarafların sorularını yanıtlayabilir.
3-)Elimde bilirkişi raporu var; rapordaki teknik hatalara ilişkin uzman mütalaası alabilir miyim?
-Aslan Kriminal olarak, resmi bilirkişi raporlarını teknik bir süzgeçten geçirerek, bu raporlardaki teknik zafiyetleri veya çelişkileri ortaya çıkaran detaylı "Eleştirel Uzman Mütalaaları" hazırlıyoruz. Eğer elinizdeki bilirkişi raporunun teknik incelemesini yaptırmak isterseniz, raporun ilgili kısımlarını uzmanlarımızla paylaşarak sürecinizi başlatabilirsiniz.
4-)Uzman raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkilere mahkemenin yaklaşımı ne olur?
-Mahkeme, bilirkişi raporu ile uzman mütalaası arasındaki çelişkileri gidermekle yükümlüdür ve bu hususu gerekçeli kararında mutlaka değerlendirmelidir; aksi durum adil yargılanma ve gerekçeli karar hakkının ihlali sayılır. Hakim, çelişkiyi çözmek amacıyla bilirkişiden ek rapor talep edebilir, sunduğunuz mütalaayı dosyaya sunan uzmanı duruşmada dinleyerek teknik açıklamalarını bizzat değerlendirebilir veya bilirkişi raporundaki hataları gidermek adına üniversitelerin ilgili kürsülerinden ya da daha üst bir heyetten yeni, kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yaptırma yoluna gidebilir. Kısacası hakim, teknik bir uzman olmasa da uzman mütalaasında sunulan bilimsel gerekçelerin bilirkişi raporundaki tespitlerle ne derece örtüştüğünü veya çatıştığını karşılaştırmalı olarak inceleyip nihai kanaatini buna göre şekillendirmek zorundadır.


